2014’ten geriye kalanlar

- 27/12/2014

Bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz. Ülke olarak yine pek bir çalkantılı yaşadığımız bir seneyi geride bırakırken, sinema adına da olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl olduğunu söylemek mümkün. Her şeyden önce Dünyanın en önemli festivali Cannes’da büyük ödül Altın Palmiye’yi Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi alıp, aynı ödülü Türkiye’ye 32 yıl sonra getiren yapım olma ünvanını da kazanmış oldu. Filmin Oscarlara aday olması da güçlü bir ihtimal olarak yerli yerinde duruyor. 

Robin Willimas

 

Yine pek çok kayıp yaşamakla birlikte herhalde en şaşırtanı ve en acı olanı Robin Williams’ın intiharıydı. Komedi filmleriyle birkaç nesli sinemayla haşır neşir hale getiren Williams’ın depresyondan ötürü intihar etmesi yılın en sarsıcı olaylarından biri olarak tarihe geçti.

Nymphomaniac

Ayrıca Altın Portakal’da yaşanan “sansür” hadisesi ve Lars von Trier’in “Nymphomaniac”ının vizyonda gösteriminin yasaklanması da 2014 yılı açısından tartışılacak ve daha da önemlisi ders çıkarılacak gelişmelerdi.

2015’in hem ülkemiz hem sinema adına daha iyi bir yıl olmasını bir kez daha dileyerek listemize geçelim. Listeye yapım yılı 2013 olmasına rağmen Türkiye vizyon tarihi 2014 olan filmleri de ekledim. Sonuçta bizim gündemimizde kapladığı yer, filmin vizyona girmesiyle birlikte pik yapıyor. Tüm filmleri listeye dahil etmem mümkün değil elbette. Hak ettiği halde listede olmadığını düşündüğünüz filmler varsa yorum kısmına ekleyebilirsiniz.

Interstellar

Interstellar – Yıldızlararası : Geçen sene Alfonso Cuaron’un “Gravity” başarısının ardından 2014’te bir sansasyonel uzay filmi de Christopher Nolan’dan geldi. Hem izleyicilerin hem eleştirmenlerin büyük çoğunluğunun bayıldığı “Interstellar” gişede de yine stüdyosunun yüzünü güldürmeyi başardı. Oscarlar için güçlü adaylar arasında yer alan filmde Dünya’da yaşanan gıda sıkıntısı nedeniyle Uzayda alternatif bir gezegen arayan bir grup bilim insanının macerası anlatılıyordu.

The Wolf of Wall Street

The Wolf of Wall Street – Para Avcısı : Yaşlı kurt Martin Scorsese’nin son filmi “The Wolf of Wall Street” yönetmenin son dönemdeki yıldız oyuncusu Leonardo DiCaprio’yu yine Oscara çok yaklaştırsa da, hem DiCaprio hem film geceden eli boş dönmüştü. Hollywood’a Margot Robbie ismini kazandıran Scorsese’nin kariyerindeki en farklı işlerinden biri olan üç saatlik yapım, bir Borsacının Wall Street’teki hızlı yükselişini konu alıyordu.

American Hustle

American Hustle – Düzenbaz : Oscar yarışının favorisi olan fakat geceden hayal kırıklığıyla ayrılan “American Hustle” etkileyici oyuncu kadrosuyla 2014’te izlediğimiz en eğlenceli filmlerden biriydi. David O. Russell’ın yönettiği film, basit bir yolsuzluk operasyonunun bir takım gelişmelerle ülke çapında büyük bir soruşturmaya dönüşmesini anlatıyordu. “Yolsuzluk” kavramının çok tartışıldığı 2014’te bu açıdan da farklı bir gözle bakılabilecek bir çalışmaydı “American Hustle”.

 Düğün Dernek

Düğün Dernek : 2014’te “Kardeş Payı” dizisiyle yılın televizyonculuk olaylarından birine imza atan Selçuk Aydemir, başta Murat Cemcir ve Ahmet Kural ile birlikte aşina olduğumuz kadrosuyla kotardığı “Düğün Dernek” ile Türk sinemasındaki izleyici rekorunu kırmayı başarmıştı. Film adından da anlaşılabileceği üzere Orta Anadolu’daki bir düğün esnasında yaşanan olayları anlatıyordu.

12 Years a Slave

12 Years a Slave – 12 Yıllık Esaret : Oscar yarışının en zayıf adaylarından “12 Years a Slave” ırkçılığı işlemesiyle Akademi üyelerinin bam teline dokunmuş ve En İyi Film Oscarını kucaklamıştı. Özgür bir adam iken satılıp 12 yıllık bir kölelik dönemine giren bir siyahinin öyküsünün anlatıldığı filmle Steve McQueen En İyi Film Oscarını kucaklayan ilk siyahi yönetmen olmuştu.

Maymunlar Cehennemi Şafak Vakti

Dawn of the Planet of the Apes – Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti : “Maymunlar Cehennemi: Başlangıç”ın devamı niteliğindeki “Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti” 2014 yazının merakla beklenen popüler filmiydi. Beklediği etkiyi yaratamayan ve yaz aylarının en büyük fiyaskolarından birine dönüşen filmde ünlü serinin maymunlar – insanlar savaşı kısmı epik bir dille işleniyordu. Filmin yönetmeni Matt Reeves’ti.

Noah

Noah – Nuh: Büyük Tufan : Darren Aronofsky’nin yönettiği “Nuh: Büyük Tufan” seyirciler nezdinde pek ilgi çekmese de İslam aleminde tepkiyle karşılanmıştı. Peygamberin yüzünün göründüğü gerekçesiyle birkaç ülkede yasaklanan filme, ülkemizde herhangi bir müeyyide uygulanmamıştı. Filmde “Nuh Tufanı” Nuh’un geçirdiği inanç sınavları merkeze alınarak işleniyordu.

Nymphomaniac

Nymphomaniac – İtiraf : Ülkemizde, en azından sinema çevresinde sansüre uğradığı öne sürülen “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” belgeseliyle birlikte en fazla fırtına koparan film “Nymphomaniac” oldu. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen yapımın +18 ibaresi ile vizyon yüzü görmesi beklenirken ilgili kurul filmin vizyona sokulmasını yasaklamıştı. Lars von Trier’in yönettiği film, seks bağımlısı bir kadının yaşamını konu alıyordu.

Pek Yakında

Pek Yakında : Cem Yılmaz’ın beklenen filmi “Pek Yakında” gündemi epey meşgul etmişti. Levent Kırca’nın çalıntı olduğunu iddia ettiği film Cem Yılmaz – Şahan Gökbakar ikilisinin kavgasını da yeniden ateşlemişti. Filme “sigara reklamı yapılıyor” eleştirisi de gecikmemişti tabii. Filmde korsan sinema işindeki bir adamın kendisini eşine affettirebilmek için amatör bir ekiple film çekme çabası anlatılıyordu.

Hobbit

The Hobbit: The Battle of the Five Armies – Hobbit: Beş Ordunun Savaşı : Peter Jackson’ın yönetmenliği için farklı isimlerin geçtiği projesinde koltuğu devraldığı “Hobbit üçlemesinin” son ayağı “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” kimileri için Orta Dünya hasretinin giderildiği yapımlardan biri olmakla birlikte kimi seyirciler için de hayal kırıklığı yaratmıştı. Geçtiğimiz günlerde vizyona giren bu filmle son bulan seride Tolkien’in Hobbit kitabının hikayesi üçleme şeklinde işlenmişti.

Kış Uykusu

Kış Uykusu : Aradan geçen kısa süreye rağmen çoktan unuttuğumuz Soma’ya denk geldiği için buruk bir sevinç olarak kutladığımız “Kış Uykusu”nun Cannes  zaferi, Türkiye’yi Oscar adaylığına hiç olmadığı kadar yaklaştırmış durumda. Ülkemizde Cem Yılmaz gibi popüler isimlerin desteğine rağmen iyi bir gişe rakamına ulaşamayan film, Aydın adında eski bir oyuncunun, yaşadığı küçük çevrede ailesi ve yöre halkıyla olan ilişkisini konu alıyordu.

The Grand Budapest Hotel

The Grand Budapest Hotel – Büyük Budapeşte Oteli : Wes Anderson’ın baş karakteriyle Stefan Zweig’e selam yolladığı “Büyük Budapeşte Oteli” 2014’ün tüm filmleri içinde en parlak oyuncu kadrosuna sahip olandı desek, abartmış olmayız. Yine Anderson’ın bildik formülünü konuşturduğu film, miras kalan değerli bir tabloyu elde etmeye çalışan insanların serüvenini konu alıyordu.

 Guardians Of The Galaxy

Guardians Of The Galaxy – Galaksinin Koruyucuları : Marvel – DC Comics çekişmesinin yaşanmasını beklediğimiz 2015’e girerken, Marvel 2014’te gişe canavarı filmler serisine “Galaksinin Koruyucuları” ile devam etti. Çizgi roman hayranlarını fazlasıyla memnun eden film, çok büyük bir sükse yapmasa da eleştirmenlerden de tam not almıştı. James Gunn’ın yönettiği film, tehlikeye giren Galaksiyi koruyan bir grubun macerasını anlatıyordu.

X Men Days of Future Past

X Men: Days of Future Past – X Men: Geçmiş Günler Gelecek : 2014’ün en iddialı çizgi roman uyarlamalarından biri de Bryan Singer’ın “X Men” serisine dönüşünü müjdeleyen “X Men: Days of Future Past”ti. Zaman yolculuğu kavramını işleyen filmler serisine eklenen yapım, Wolverine’in bir savaşın yaşanmasını önlemek için geçmişe yolculuk yapmasını anlatıyordu.

Sin City A Dame to Kill For

Sin City: A Dame to Kill For – Günah Şehri: Uğruna Öldürülecek Kadın : 2014’ün merakla beklenen devam filmlerinden biri de “Günah Şehri”ydi. İlk kadrodan fazla fire vermeden yoluna devam eden film, öncülü kadar etkileyici olamasa da sevenleri için yine eğlenceli bir serüven vaat ediyordu. Filmde yine birbiriyle kesişen farklı hikayeler işleniyordu. 

 

 

 

 

 

 

 

 

2014’ten geriye kalanlar Yorumları

Yorum Yok


6 + üç =

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri