12. gününe ulaşan Festivalde, verimli bir gün geçiren “abla” 3 film daha görür…

- 30/11/2008

Bir Danimarka filmi “Ağlama Sanatı”, “abla”ya Ozon filmlerini hatırlatan bu film, duygu sömürüsüyle çocuklarını cinsel açıdan sömüren “ağlama üstadı” sütçü baba ile sorumluluğunu uyku haplarıyla sınırlamış anne arasında kalan ve kendi sorumluluklarının sınırını kestiremeyen çocukları anlatır.

Bir ABD filmi “Edie”, ensestle yaralanmış, görünüşte herşeye sahip bir kızın Andy Warhol’la tanıştıktan sonra hızla “süperstar” olup aynı hızla yere çakılışının acıklı öyküsü… Aşırı dozdan öldüğünde sadece 28 yaşındadır, başına gelenin ne olduğunu -aynı yüz ifadesi Warhol’da da vardır- dahi anlayamaz! Günümüzde mekanizmasına az çok hepimizin vakıf olduğu insan tüketim çarkının ilk kurbanlarından…

Bir başyapıt; Zeki Demirkubuz ve başrol oyuncusu Ufuk Bayraktar‘ın katılımıyla “Kader”, “abla” nın en iyi 10 Türk filmi sıralamasında ilk sırayı hala koruyan “Masumiyet”in öncesini anlatır. “Kader!” deyip büyük bir şiddet içinde sakin bir boyun eğişle yaşar gider, takıntılı aşk hikayelerinin kahramanları… Yönetmen soruları cevaplarken başarısını, kendi içindeki kötücül yana, gözlemciliğine, “o ortamda” yaşamış olmasına bağlar, oyuncu seçimini yaparken önce yüzlere baktığını, sonra karakterleri incelediğini, “vicdan”ın seçiminde bir kriter olduğunu ve tanığı kişilerle paralellikler kurduğunu anlatır. İzleyicileri epey eğlendiren “niçin ve ne zamandır “Teşekkür” kısmında, Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerinde Zeki Demirkubuz adının, Zeki Demirkubuz filmlerinde de Nuri Bilge Ceylan adının geçtiği?” sorusunu ise “Mayıs Sıkıntısı ve Masumiyet’ten buyana… yardımlaşıyoruz, arkadaşız” diye yanıtlar.

12. gününe ulaşan Festivalde, verimli bir gün geçiren “abla” 3 film daha görür… Yorumları

Yorum Yok


+ sekiz = 15

Film Türleri

Yapım Yılları

Film Festivalleri