NO COUNTRY FOR OLD MEN | İHTİYARLARA YER YOK

6 Nisan 2008 Jensa

7.17 / 10 (6 oy)
Loading ... Loading ...

Pardon Kardeş! İhtiyarsan bu Filmi İzleme!

NO COUNTRY FOR OLD MEN | İHTİYARLARA YER YOK

Pardon Kardeş! İhtiyarsan bu Filmi İzleme! Çünkü bu filmde ihtiyarlara yer yok. Enteresan bir başlangıç oldu değil mi? Ama 2008 yılı Oscar ödüllerinin hangi filme ve oyunculara verildiğine baktığımızda orijinal ismi “No Contry for Old Men” olan “İhtiyarlara Yer Yok” isimli filmin 4 ödül ile 80. Oscar ödül törenine damgasını vurduğunu söyleyebiliriz. Üstelik kazandığı ödüller yarışmaya katılan ya da aday olan onca filmin arasından sıyrılarak, “En iyi film”, “En iyi yardımcı erkek oyuncu”, “En iyi yönetmen”, “En iyi uyarlanan senaryo” gibi ödülleri de toplamışsa bu konu üzerine biraz eğilmemiz sanırım yerinde olacak. Bakalım sinema dünyasının aynı zamanda kardeş olan iki dahi bize nasıl bir hikâye anlatmışlar. Devamı… »

THE NANNY DIARIES | DADIM AŞIK

15 Aralık 2007 yamahe

6.85 / 10 (13 oy)
Loading ... Loading ...

Scarlett Johansson | Nanny Diaries | Dadım Aşık

Scarlett Johansson; Ghost World, Girl with a Pearl Earring, A Love Song for Bobby Long, In Good Company, A Good Woman ve nihayet Lost in Translation filmlerinde hayatın içinden insanların sıradan yaşamlarına, her biri muhteşem olan performanslarıyla hayat verdi. Bu da kaçınılmaz olarak Scarlett Johansson’un her filmini ilgiyle ve heyecanla beklememe sebep oldu.

Ne zaman ki popülaritesi arttı, ‘en seksi’ ünvanlarını aldı, Michael Bay, Christopher Nolan ve Woody Allen gibi yine popülaritesi yüksek yönetmenlerle çalışmaya başladı. Match Point, The Island, Scoop, The Black Dahlia ve The Prestige filmlerinin her birini izledikten sonra, geçmişe dair umutlarımı bir sonraki filmine taşıdım. Ve anladım ki Johansson’un gerçek potansiyelini ortaya dökebilmesi için sıradan insanların yaşamlarına dair senaryolarda yeralması gerekiyormuş. Devamı… »

APOCALYPTO | APOKALİPTO

4 Aralık 2007 Jensa

7.2 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

Zulmün kıyametinin koptuğu an…

Apocalypto | Apokalipto | Mel Gibson

Senaryosunu (Farhad Safinia ile beraber) ve yönetmenliğini Mel Gibson’un üstlendiği film, Güney Amerika’da Maya İmparatorluğunun son dönemlerinde, Avrupalıların kıtaya ayak basmasından, yerli halka medeniyetin getirilmesinden hemen önceki bir tarih sürecinde başlıyor. Köylerinde mutlu ve huzurlu bir yaşam süren, geçimlerini yaşadıkları ormanda avlanarak devam ettiren bir grup yerli Maya imparatorluğunun köle tacirleri ve askerleri tarafından saldırıya uğrarlar. Esir edilen yerli kadınlar pazarlarda satılmakta, erkeklerde sözde maya tanrılarına kurban edilmektedir. Ülkeyi etkisi altına almış olan salgın hastalıkların bu sayede önüne geçilebileceğine inanılmaktadır. Kahramanımız Jaguar Pençesi köyde bir kuyuda gizlediği eşini kurtarabilmek için yağmur başlamadan geri dönerek onları oradan kurtarması gerekmektedir. Ama bir şartla, önce oğlunu öldürdüğü komutanı ve adamlarını safdışı bırakmalıdır. Devamı… »

ANKA KUŞU: BANA SIRRINI AÇ

23 Kasım 2007 bronze

5.25 / 10 (4 oy)
Loading ... Loading ...

Anka Kuşu: Bana Sırrını Aç

Anka Kuşu: Bana Sırrını Aç, yıllar sonra tekrar sinemalarda gördüğümüz İskilipli Atıf Efendi filminin yönetmeni Mesut Uçakan‘dan bir drama filmi. Arkadaşımın isteği üzerine gitmiş olduğum film, arkadaşımı mahcup etmemek için kalmış olduğum film haline dönüşürken neden böyle başarısız bir film ortaya çıktığını da düşünmeden edemedim. Bir sinema filmi izlemeyi beklerken bir Sırlar Dünyası bölümüyle karşılaştığımı zannettim ki açıkçası pek bir fark da göremedim. Devamı… »

AKIRA KUROSAWA

22 Kasım 2007 Jensa

10 / 10 (1 oy)
Loading ... Loading ...

Sinemayı seviyorum, iyi filmler yapıyorum, bu da bana yetiyor.

Akira Kurosawa

“İyi bir yönetmen, iyi bir senaryo ile başyapıtlar üretebilir; aynı senaryo ile vasat bir yönetmen, ancak sıradan bir film yapabilir. Fakat kötü bir senaryo ile çok iyi bir yönetmen bile iyi bir film yapamaz. Bir sinema özdeyişine göre, yangını ve suyu birlikte geçmelidirler. Gerçek bir film ancak böyle yapılabilir ve güç büyük ölçüde senaryodadır.”

Japon sinema sanatının en büyük ustalarından biri olan Akira Kurosawa, yaşadığı dönem itibariyle 2 büyük dünya savaşına tanıklık etmiştir. Tam da toplumsal bir değişim ve dönüşümün ortasında çocukluk ve ilk gençlik yıllarını yaşayan ve bu değişime tanıklık eden usta, Japon toplumu üzerindeki batı etkisiyle yaşanan kültür erozyonu ve kimlik bunalımının etkilerini gözlemlemiştir. Tüm bu yozlaşmalar içinde insanı insan yapan değerlerin zaman, mekân, şartlar ve kişiler değişse bile aynı kalacağını ve değişmeyeceğini en sade haliyle beyazperdeye taşımayı başarmıştır. O dönem Japon toplumunun içinde bulunduğu yenilmişlik hissi, atom bombası felaketiyle birleşince batı kapitalizmine karşı bayrak açmış ve yapımcısı ve yönetmeni olduğu filmlerde kendi tarihlerini ve değerlerini başarıyla yansıtmıştır.

Devamı… »

DEATH PROOF | ÖLÜM GEÇİRMEZ

29 Ekim 2007 Jensa

8 / 10 (5 oy)
Loading ... Loading ...

Güzel Kızlar, Kucak Dansı ve Death Proof

Quentin Tarantino’s Death Proof

İşte her şeyiyle bir Quentin Tarantino filmi. İzlediğimde aklımda oluşan ilk düşünce bu oldu. Kısaca filmin konusuna değinip daha sonra filmle ilgili görüşlerimi arz etmek istiyorum.

Texas’ın ünlü DJ’lerinden olan 3 kız arkadaş hafta sonu tatillerini geçirmek için bir göl evine gitmeye karar verirler. Yolculukları esnasında mola verdikleri bir barda kendilerini takip eden dublör Mike’la tanışırlar. Dublör Mike “Ölümgeçirmez” adını verdiği güçlendirilmiş arabasıyla her şeyi planlayıp tasarlayarak kızlara son hızla çarpıp ölümlerine sebep olur ve suçlanmadan serbest kalır. Aradan 1,5 sene geçtikten sonra yine aynı bölgede film çekimi için bulunan aynı zamanda dublör olan 4 kızı takip etmeye başlar. Fakat bu defaki kızlar öncekilere hiç benzememektedir.
Devamı… »

13 TZAMETI

1 Haziran 2007 Jensa

7.76 / 10 (17 oy)
Loading ... Loading ...

13 TZAMETI

Fransa’da bir sahil kasabasında ailesi ile zor şartlar altında yaşayan bir göçmen olan Sebastian, geçimini sağlamak için tadilat işleri ile uğraşmaktadır. Çatısını tamir ettiği evin sahibi uyuşturucu müptelasıdır ve polis tarafından yasadışı bir bahis olayı ile ilgili olarak takip edilmektedir. Tamirat sırasında kulak misafiri olduğu kadarıyla ev sahibi gelen bir zarfı beklemektedir ve bu zarf ona büyük para kazandıracaktır. Ev sahibi olan kişi aşırı dozdan ölünce Sebastian işsiz kaldığı gibi ücretini de alamamıştır. Bu arada zarfta açık olan pencereden uçmuş ve Sebastian’ın malzemelerinin bulunduğu bir yere düşmüştür. Sebastian zarfı alır ve zarfın içinden bir tren bileti ve bir otel davetiyesi olduğunu görür. Bunun üzerine zarftan çıkan biletle ve davetiye ile nereye varacağını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Devamı… »

FLAGS OF OUR FATHERS & LETTERS FROM IWO JIMA

5 Mayıs 2007 bronze

7.33 / 10 (6 oy)
Loading ... Loading ...

FLAGS OF OUR FATHERS & LETTERS FROM IWO JIMA

İkinci dünya savaşına iki farklı cepheden bakmamızı sağlamaya çalışan Clint Eastwood yapımı filmler. Bu filmleri birbirinden ayrı tanıtmak yönetmenin yapmaya niyetlendiği işe de ters olacağından ben de birleştireyim istedim.

Sahnelerimize önce Flags of Our Fathers (Atalarımızın Bayrakları) düşüverdi, Amerikan cephesinden İkinci Dünya savaşının görünümü, arkaplanında ülkenin durumu, önplanda adada savaşan askerlerin psikolojisi ve öne çıkan 3 askerin hayatına odaklanma ile geçen bir film. Savaş sahneleri çok abartılı olmamış fakat flashback tarzındaki geri dönüşler atmosfere girmenize engel olabiliyor. Filmin temelde eleştiri odaklı olması nedeniyle tamamıyla bir savaş filmi olarak göremiyorum, zaten bu keskin eleştirileri yüzünden Oscar adaylığını bile kaybeden film Amerika’da yeterince gişe başarısı (33 milyon $) elde edemedi. Devamı… »

ROCKY BALBOA

21 Mart 2007 bronze

8.38 / 10 (32 oy)
Loading ... Loading ...

ROCKY BALBOA

Yayınlandığında çok tutup da ilerleyen zamanlarda kült haline dönüşen film serilerinin, yıllar sonra yattığı yerden kaldırılarak, devamı niteliğinde yapılmış olan hiçbir filmin başarıya ulaştığına şahit olmadım. Bu önyargıyla ve belki bu sefer ümidiyle başladım izlemeye Rocky’i.

Çocukluğumuzun en önemli şahsiyetlerindendi ‘Raki’, Ivan Drago ile mücadelesini kim unutabilir ki? Bilmem kaç defa baştan izlemişizdir. Geçmişteki her şey güzeldir ya, toz kondurmayız üzerine, bugünlerde hiçbir şey yerini doldurmaz bizler için. Belki de bu nedenle daha farklı bir psikolojik altyapı ile çevirmişler filmi, geçmişteki güzel günleri hatırlatmak istemişler hem bize, hem de Rocky’e.

Filmi izlerken insanın içini bir hüzün kaplıyor elinde olmayarak. Rocky’i o kadar içselleştirmişiz ki kendimizden farklı göremiyoruz, onun üzüntülerini paylaşmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Rocky’nin şahsında, insanın geçmişinde kalan güzel günlerini hatırlatıyor film bize. Aradan uzun zaman geçse de insanın azmi ve isteği kaybolmadıkça umudun varolduğunu…

Devamı… »

DAISY | PAPATYA

19 Mart 2007 yamahe

8.64 / 10 (11 oy)
Loading ... Loading ...

DAISY | PAPATYA

Son yıllarda Hollywood başta olmak üzere dünyanın pekçok sineması nitelikli senaryo sıkıntısı çekerken Güney Kore bu konuda oldukça rahat gibi gözüküyor. Daisy de bunun en belirgin kanıtlarından.

Güney Kore sinemasıyla ciddi anlamda My Sassy Girl ile başlayan tanışıklığım ve bu başarı bir tesadüf mü sorusu, her izlediğim filmle cevabını biraz daha netleştirdi. Bu başarılara imza atan isimlere ait verileri yeterli düzeyde göremeyince, kısa da olsa sözetme sorumluluğunu hissettim.

Jae-young Kwak (d.1959) Güney Koreli yönetmen ve senarist. Kyunghee Üniversitesinde Fizik öğrenimi gördü. 1989 yılında Watercolor Painting in a Rainy Day isimli filmle sinemaya iyi bir başlangıç yapmasına rağmen, ardından çevirdiği iki filmde başarısız olunca yedi yıl sinemadan uzak kaldı. 2001 yılında My Sassy Girl ile muhteşem bir dönüş yaptı. Filmlerindeki kendine has özelliği, aşk hikayeleri ile farklı türleri birbirine ustaca karıştırması olsa gerek. Daisy filminde de bir aşk hikayesi ile aksiyonu ustaca harmanlayarak çok değerli bir senaryoya imza atmış.

Devamı… »